EDEBİYAT KÖŞESİ

Değişmece Bunlar!

Kategori: MAKALE

 

 

Ara sıra olduğu gibi, bu pazar da dilimizle ilgili yanlış kullanımlarımıza ve dolayısıyla, ortaya çıkardığımız kavram kargaşasına değinmeden edemeyeceğim. Dili öğretirken, çocukların zihninde oluşturduğumuz kavram kargaşasının somut gerçekliği ortaya çıksa, acaba nasıl bir curcuna ortaya çıkar; bazen merak ediyorum.

Tanıdıklarım, dil bilgisi konularına sık sık değinmemin yersiz olduğunu çoğu zaman dile getirirler. Gerekçe de hazır: “Kaç kişi dil bilgisi ve dilin kullanımına ilgi duyar ki? Kaç kişi bu konuyu önemser ki?”

Bu tür gerekçelerle karşılaşınca ister istemez, “Ama nasıl olur, herkesin iletişim aracı olan dilin güzel ve yanlışsız kullanımı hiç mi önemli değil? Eğer kavramlar bizim anlam dünyamızın gezegenleri veyahut durakları hükmündelerse, aralarındaki anlam ilişkisini sağlayan bir kurallar bütünü olan dil, bir bakıma esir maddesi gibi değil mi? Bu akışkan yapının sağlam olması, zihin yapımızı da sağlıklı yönde etkilemez mi?” türünden sorular zihnimden dilime dökülmüyor değil. İşte bu tür yanlışlıkların birine geçenlerde rastlayınca, yine dayanamayıp eleştiri hakkımı kullanma gereği hissettim.

Efendim, ben yeni karşılaşıyorum. Siz daha önce karşılaştınız mı, bilmiyorum. İlköğretime yönelik hazırlanmış kaynak kitabın birinde, “Değişmece Anlam” gibi bir başlıkla karşılaştığımda bir an duraksadım. Dil konusunda hatırı sayılır bir bilgiye sahip olan ben, daha sonra “mecaz” anlam olduğunu öğrenince şaşırdım. “Allah Allah” dedim: “Bizim kırk yıllık ‘mecaz anlam’ değişerek, ‘değişmece anlam’ olmuş.” Şaşırmakla da kalmadım; hayıflandım. Çünkü “mecaz”ın yerine kullanılan “değişmece”, dilimizin yelpazesinde türedi bir kelime olarak sırıtırken, giden sadece “mecaz” olmayacak; onun, içine girdiği terkipler de yıllar sonra yok olacak. Yani, “mecazen söyledim” yerine “değişmece olarak söyledim” gibi hiçbir ahenge sahip olmayan cümleler de ortaya çıkabilecek. Bununla da kalmayacak, bir şekilde artık çocukların bilgi dünyasında kavram olarak yer edinmiş, benimsenmiş “mecaz”ın yanında gecekondu gibi derme çatma yapı olan “değişmece” yer alacak. Sonrasını düşünmek istemedim. Çünkü buna benzer çok yanlışlıkların varlığı beni sükut ettirmede geç kalmadı.

Evet, “sıfat” yerine “önad”, “zarf” yerine “belirteç”, “cümle” yerine “tümce” , “zamir” yerine “adıl” ve benzeri ikili kullanımların ne derece bir kavram kargaşası oluşturduklarını anlatmak, bu yazıya sığmayacaktır. Bugün çocuklarımız dil bilgisinde hangi konuyu öğrenirlerse öğrensinler, kavram adlarını çifter çifter öğrenmek durumunda kalmıyorlar mı? Türkçe dersinde dil bilgisi konuları dendi mi, “ööö…” diye bir beğenmeme ifadesi oluyorsa öğrencilerde, bunun nedeni dil bilgisinin bir kavram yığınından ibaret oluşu değil mi? En garibi, mesela sıfat yerine “ön ad” kullanıldığında, körpe dimağlar “sıfatsız, sıfatı bozuk vb.” kullanımları hangi bağlama oturtacaklar?  Dahası, son yıllarda “tümce” diye diye ortalığı inletirken, tedavülden kalkmasına neden olabileceğimiz “cümle” kelimesinin girdiği terkiplerden birisi olan “cümle âlem…” ve benzeri terkipler toplumsal hafızamızdan silinmeyecek mi?

Peki ne yapılmalı? Hep şikâyet ve serzeniş mi olacak dilimizde? Bir ortak şuur geliştiremeyecek miyiz? Bu kavram kargaşasına son vermenin yolu, oturup tarih, kültür ve dil bağlamında hangi kavramların kullanılması gerektiğine karar vermekten,  artık sıtma gibi bizi ara ara titretip kendimizden geçiren bu “değişmece” mantığını terk edip akl-ı selimi rehber etmekten geçer.

Bu yol, tek başına alınacak bir yol değil. Topyekün bir şuurluluk hâlini gerektirir. Mesela kitaplarımız, gazetelerimiz, dergilerimiz ve toplumdan hemen her kesim bu kararın kapsama alanı içinde yer almalı. Peki; farklı türden kesimlerin sağlıklı bir çözüm açısından Türkiye şartlarında aynı amaç için bir araya gelmesi mümkün mü? Bu Pazar günü fazla mı hayalci oldum? Hadi hayırlısı…

                                                              Habib FİDAN

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

11:38 - 3/12/2006 - yorum yaz


Teşekkür

Canım arkadaşım...
Okuldan sonra sanal âlemde de olsa, tekrar sıcak bir dua tadında olan temennilerin için teşekkürler... Nasıl sevindiğimi anlatamam... Hayatın tebessümü seninle olsun...

habibfidan - 2006-12-04 15:30:15 - 2006-12-04 15:30:15


yazıların

okul bittikten sonra geride kalan güzel insanlardan bir tanesini böylesine güzel ve iyi çalışmaların içinde bulmak beni çok mutlu etti. inşallah başarıların son nefesine kadar devam eder hep evrensellik damgasını vurduğun eserler bırakırsın sevdiklerine ve hayata

seher derinkuyu - 2006-12-04 13:35:32 - 2006-12-04 13:35:32


Son Sayfa Sonraki Sayfa
Tanım
Hayatın bir anında fırsatlar mutlaka kapıyı çalar. Maharet, onları buyur edebilmekte. ..... HABİB FİDAN
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
Saadet BAYRİ
Kategoriler
Son Yazılar
- Ahmet Hâşim'in "O Belde"sinde
- İstanbul'u Anla(t)mak...
- Bir Ömürlük Maskeli Harikalar Kumpanyası
- ÇOCUKLARIN ANLAYACAĞI YUNUS EMRE ARANIYOR
- SEKÜLER HIDRELLEZ (Mİ?)
- FUTBOL SARMALI
- Devrik Cümle Bolluğu
- Yazar, ne(den) yazar?
- Bir kıvrımlık “s”dir hayat
- Kitle(sel)leşmek üzerine düşünceler...
- yollardan bir yol
- WHAT ABOUT GOD?
- HAYIR DUALARIMIZ... BEDDUALARIMIZ...
- BİR ÖLÜM ANALİZİ
- Her Şey “Onunla” Anlamlı
- Vatan İçin Biraz da Yaşayalım!
- Ne Olduğumuzu Bilelim!..
- aşk
- Göçtü Gâlib Dede Candan Ya Hû
- Sonbahar Düşünceleri
- Gazetecilikte Dil Mefhumu
- Edipler Edepli Olmalı!
- Değişmece Bunlar!
- Tarihe Not Düşüyorum!
- Hayalden Trajediye...